Şu anda "Finansal Muhasebe Ders Notları" Kategorisindeki yazıları görüntülemektesiniz.

Şüpheli Alacaklar

İşletmenin, değerleme günü bir kısım alacaklarının tahsili, borçlusunun durumuna, iki işletme arasında çıkan ihtilafa, alacak miktarı üzerindeki anlaşmazlığa bağlı olarak şüpheli hale gelmiş olabilir.

Tahsili şüpheli bulunan alacaklar için işletme “Şüpheli Alacaklar” adı altında bir hesap açar ve bu gibi alacakları normal alacak hesaplarından çıkarır. Şüpheli alacaklar için değerleme. gününün tasarruf değerine göre bilançonun pasifinde açılacak olan “Şüpheli Alacaklar Karşılığı” adı altında bir karşılık hesabı ile gider kaydedebilirler.

Bu durumda yazılacak olan yevmiye maddelerini şu şekilde açıklayabiliriz.

Bir alacağın tahsili şüpheli hale geldiğinde:

_________________      /      _______________

128 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR                                         40.000              

       128.06 Kemal Kara                                        40.000                                

            120  ALICILAR                                                                              40.000                                        

                   120.06 Kemal Kara                            40.000                                

Senede bağlı olmayan bir alacağın

şüpheli hale gelmesi                                   

            _________________      /      _______________

veya               

            _________________      /      _______________

            128  ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR                                         75.000              

                    128.04 Kampar Koll. Şti.                              75.000                                 

                        121  ALACAK SENETLERİ                                                           75.000                                        

                               121.01  Senet Portföyü                      75.000                                 

            Senetli alacağın şüpheli hale gelmesi                              

            _________________      /      _______________

yevmiye maddeleri yazılır.

            Şüpheli alacak içirı karşılik ayrıldığında ise:

            _________________      /      _______________

654  KARŞILIK GİDERLERİ                                                    75.000                                                           

 654.01 Şüpheli alacak giderleri                              75.000                                

            129 ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR                    

                   KARŞILIĞI                                         75.000                                

                    129.04 Kampar Koll. Şti.                                                         75.000                 

Şüpheli hale gelen alacak için karşılık                             

            ayrılması

            _________________      /      _______________

şeklinde  bir yevmiye maddesi yazılması gerekir.

Danıştay kararlarına göre, şüpheli alacak kerşılığı bilanço esası­na göre defter tutan mükellefler tarafından ayrılabilir ve şüpheli ala­cağın gider hesabına devri pasifte karşılık ayrılmasıyla mümkün olabilir.

VUK’nun 323. maddesinde, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettiritmesi ile ilgili olmak şartıyla, dava veya icra safhasında bulunan bütün alacakların ve yapılan protestoya veya yazı ile bir de­fadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulu­nan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacakların şüpheli alacak sayılacağı açıklanmıştır.

Aynı kanunun aynı maddesi, şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceğini, bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğunun karşılık hesabında gösterileceğini, teminatlı alacaklarda karşılığın teminattan geri kalan kısma ait olacağını belirtmiştir.

Bu durumda, işletmeler şüpheli alacak karşılığı için ihtiyari bıra­kılmıştır. Ancak, karşılık ayrılması durumunda karşılığın hangi ala­cağa ait olduğu gösterilecektir.

Danıştayın 1972 yılında almış olduğu bir karara göre teminatlı alacaklarda şüpheli alacak karşılığının teminattan geri kalan kısma ait olacağının belirtilmesi tamamen teminat altında olan alacaklar için karşılık ayrılamayacağını ifade etmiş olmaktadır. Aynı şekilde, kamu kuruluşlarından olan alacaklar için  de karşılık ayrılması mümkün değildir.

Bir alacağa karşılık ayrılabilmesi için o alacağın tahsil imkanının değerleme günü şüpheli halde bulunması gerekir. Yukarda belirtildiği gibi, dava veya icra safhasında bulunan alacaklar ile, yapılan protes­toya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen tahsll edile­memiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmıştır.

Dava ve İcra safhasındaki alacaklar için alacağın şüpheli olan miktarı, mahkemede dava konusu edilmiş veya icra takibi açılmış olan alacak miktarıdır. VUK’nun 281. maddesinde karşılık ayrılmasına esas teşkil edecek tasarruf değeri mükellefin söz konusu alacaklar­dan tahsil etmeyi umduğu miktardır. İhtilaf, alacağın bir kısmı üze­rinde ise ihtilaflı olan kısım şüpheli alacak olarak kabul edilir.

Dava veya icra takibinin bizzat işletme tarafından yapılması ge­rekmektedir. Dava veya icra takibi dilekçesinin verilmiş olması o ala­cağın dava veya icra safhasına intikal ettiğini gösterir. İşletme tarafın­dan bizzat dava veya icra takibi yaptırılmamış alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılamaz.

Dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük olan alacak­lardan yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilme­sine rağmen tahsil edilemeyenler şüpheli alacak sayılmışlardır. Ka­nun, küçük alacağın tanımını yapmamıştır. Dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacağın miktarı, alacağın tutarına, ala­cakla ilgili dava masraflarına ve işletmenin katlanacağı diğer giderler tutarına, işletmenin büyüklüğüne, alacağın işletme için önemine ba­ğlı olarak değişecektir. Bu durumda söz konusu küçük alacağın mik­tarı her alacak ve işletme için ayrı ayrı ele alınarak değerlendiril­melidir.

Yapılan protestonun noter aracılığı ile yapılması, yazı ile istemin taahhütlü mektupla veya noterce yerine getirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, bu gibi alacaklar için karşılık ayrılabilmesi, yazı veya protes­tonun borçlu tarafından alınmış olmasına bağtıdır. Borçlu ve alacaklı arasında daha önceden vade konusunda yapılmış bir anlaşma var­sa, bu vadeden önce çekilen protestonun, yazı ile istemenin bir ge­çerliliği yoktur.

Şüpheli alacak karşılığının değerleme işleminin bir sonucu ola­rak değerleme yapıldığı yıl sonunda ayrılacağı şüphesizdir. Diğer bir ifade ile, alacağın şüpheli hale geldiği yıl için dönem sonunda karşılık ayrılır. Alacağın şüpheli hale geldiği yılda karşılık ayırmayan mükellef daha sonraki yıllarda ayıramaz. Ancak, aynı alacağın şüphelilik hali devam ediyorsa ayırabilir. Danıştay 4. Dairesinin karşılık ayırma zamanı ile ilgili kararları da bu yöndendir.

Kefalete bağlanmış veya senedin asıl borçlusu dışında bir başkası tarafından ciro edilmiş bir alacak senedinin şüpheli hale ge­lebilmesi ve karşılık ayırabilmesi için sadece senedin borçlusu nez­dinde değil, kefil hakkında takibat yapılmış, cirontalara ve aval ve­renlere de müracaat edilmiş olması gerekir

VUK’nun 323. maddesinde açıkça belirtilen “ticari ve zirai kazan­cın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla” ifadesi, ticari ve zirai kazancın oluşumuna katkısı olmayan alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılamayacağını ve gider kaydedilemeyceği­ni açıklar.

Bu durumda işletmeye devredilen şahıs bonolarının ticari faa­liyetten ileri gelmeyen ve şahsi münasebet sonucu doğan alacakla­rın, bir gelir ve menfaat sağlamayan kefalet nedeniyle ortaya çıkan alacakların, finansman amacıyla alınan hatır senetlerinin şüpheli ala­cak karşılığının gidere yazılması mümkün değildir.

Karşılık ayrılmış olan şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar ve zarar hesabına aktarılır. Şüpheli bir alacağın kısmen veya tamamen tahsili durumunda tahsil edilen miktar kadar “Şüpheli Alacaklar” hesabı alacaklanır, “Şüpheli Alacak Karşılığı” hesabı borçlanır. Böylece tahsil edilen tutar kadar şüpheli alacaklar ve karşılığı azaltılmış olur. Ayrıca, bir nakit gi­rişi söz konusu olduğunda “Kasa” hesabı, bir değer girişi olduğunda o kıymetle ilgili hesap borçlanır, bir gelir hesabı alacaklanır.

Şüpheli alacağın tahsili ile ilgili yevmiye maddeleri ; 

_________________      /      _______________
129  ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR KARŞILIĞl                        75.000
129.05  Kaya Ticaret                                     75.000
128  ŞÜPHELİ TİCARİ ALACAKLAR                                                75.000
128.05 Kaya Ticaret                           75.000
Tahsil edilen şüpheli alacağın ilgili
hesaplardan düşülmesi

_________________      /      _______________
100  KASA                                                                                75.000
644  KONUSU KALMAYAN KARŞILIKLAR                                       75.000
644.02 Şüpheli Alacak Geliri             20.000
Tahsil edilen şüpheli alacağın gelir kaydı
_________________      /      _______________

şeklinde olacaktır.

Danıştay kararlarına göre icra takibine geçilmiş borçlular hakkın­da ödeme emri gönderilmiş olmasına rağmen haciz işlemi yapılma­mış alacaklar şüpheli alacaklar vasfını kaybederler.

FATURA:
Fatura, satılan mal veya yapılan iş karşılığında alıcının aldığı veya yaptığı işini cinsini, miktarını, fiyatını ve karşılığında borçlandığı meblağı göstermek üzere satıcı tarafından düzenlenip alıcıya verilen ticari bir belgedir. Alım satım işlemlerinde kullanılan belgelerin önemlisi olan faturalar, kullandıkları yerlere göre çeşitli isimler alırla ise de şekil ve muhteva bakımından aynıdırlar. Vergi kanunlarımıza bağlı hizmet gören veya satış yapan herkes fatura vermek ve almak zorundadır. Verilen faturaların kopyalarıyla alınan faturaların asılları, kanunun gösterdiği zamana kadar saklar. Faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itiraz etme hakkına sahiptir.

FATURA DÜZENİ:
Kullanılacak faturalar notere tasdik ettirilmiş veya anlaşmalı matbaalarda bastırılmak suretiyle temin edilmiş olmalıdır.
Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.
Faturalar; mürekkepli kalem, makine (daktilo ve bilgisayar yazıcı) ya da kopya kurşun kalem ile düzenlenir.
Faturalar Türkçe olarak düzenlenir.
Faturalar en az bir asıl ve bir suret olmak üzere düzenlenir.
Faturanın baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya yetkili olanların imzası bulunmalıdır.
Fatura malın teslim edildiği ve hizmetin yapıldığı tarihten itibaren en fazla 10 gün içinde düzenlenmelidir.
Fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludurlar.

KAPALI FATURA:
Alıcının faturadan doğan borcunun faturanın düzenlediği anda ödemesi durumunda kesilen faturaya denir.

AÇIK FATURA:
Alıcının faturadan doğan borcunu tarafından düzenlediği anda değil de, daha sonra ödeyeceği durumlarda kesilen faturaya denir.

Fatura kullanmak zorunda olan I. Ve II. Sınıf tacirlerle defter tutmak zorunda olan çiftçilerin mal veya hizmetin bedeli 1 liranın altında ise fatura vermeyebilir. Fatura erine perakende satış belgelerinden biri verilecektir.

SEVK İRSALİYESİ:
Ticari bir malın bir yerden bir yere taşınması sırasında, taşınan malın cinsini ve miktarını gösteren bir belgedir.

Satılan mal, alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşınıyor ve taşıttırılıyorsa, sevk irsaliyesini satıcı düzenler. Malın alıcı tarafında taşınması ve taşıttırılması halinde sevk irsaliyesini alıcı düzenler. Ancak alıcı ve satıcının bu konuda anlaşmaları halinde, sevk irsaliyesi satıcı tarafından da düzenlenebilir. Bu durumda alıcı tarafından ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmez.

Malın bir mükellefin birden çok işyeri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de malı gönderen sevk irsaliyesi düzenlemek zorundadır.

Sevk irsaliyesi şu iki durumda aranmaz:
En son tüketicilerin, perakende olarak satın aldıkları malları taşıması veya taşıtması halinde,
Mükelleflerin faaliyetlerine ilişkin iş yerlerine kullanılmak veya tüketilmek amacıyla satın aldıkları küçük hacimli ve değeri 7.60 YTL’yı aşmayan malları taşımaları veya taşıttırmaları durumundadır.

İRSALİYELİ FATURA:
Sevk irsaliyesi ve fatura yerine geçen sevk irsaliyesi ve fatura bilgilerini içeren belgeye denir.

Mal veya hizmeti satan işletmeler tarafından en az 3 nüsha olarak düzenlenir. İrsaliyeli faturanın 2 nüshası mutlaka malı taşıyan araçta bulundurulur.

İrsaliyeli faturanın kullanılması, mükellefin isteğine bağlıdır. İrsaliyeli fatura kullanma usulünü seçen mükelleflerin, ayrıca fatura ve sevk irsaliyesi düzenlemelerine gerek yoktur.

İrsaliyeli fatura kullanma ile ilgili yasal düzenlemenin esasları aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:
Mükellefler; faaliyetleri ile ilgili olarak irsaliyesi fatura kullanmalarının yanı sıra; fatura ve sevk irsaliyesinin ayrı ayrı kullanabilirler.
İrsaliyeli fatura uygulanmasını seçenlerden malı satan alan mükelleflerin, bu malları taşımaları ve taşıttırmaları esnasında irsaliyeli fatura bulunması halinde, bunları sevk irsaliyesi düzenleme yükümlülükleri yoktur.
İrsaliyeli fatura, mükellefler tarafından anlaşmalı matbaalardan fatura ölçülerinde bastırılacaktır.
İrsaliyeli fatura mükellefinden yaralanmak isteyen mükellefler, hesap dönemi başında önce irsaliyeli fatura temin etmeleri gerekmektedir. Uygulama ise hesap dönemi başında geçilmesi gerekir.
İrsaliyeli fatura düzenleme usulünü seçen mükelleflerin daha önce ellerinde bulunan kullanılmamış sevk irsaliyesi ve faturaların vergi dairelerine götürerek iptal ettirmeleri gerekir.

PERAKENDE FİŞİ:
Ödeme Kaydedici cihaz kullanmayan işletmeleri fatura vermek zorunda olmadıkları satışları için düzenledikleri belgeye denir.

GİDER PUSULASI:
I. ve II. Sınıf tacirlerle defter tutmak zorunda olan serbest meslek sahiplerinin ve çiftçilerin;
Kazançları götürü usule tespit olunan tüccarına,
Kazançları götürü usulle tespit olunan serbest meslek erbabına;
Vergiden muaf esnafa yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mal ve hizmetler için düzenleyip işi yapana veya hizmeti satana imza ettirilecekleri belgelere denir.

Bu belgeler I. Ve II. Sınıf tacirlerin; zati eşyalarını kimselerden satın aldıkları altın mücevher gibi kıymetli eşyalar için de düzenlenir. Gider pusulası 2 nüsha olarak düzenlenir.

Nüshalardan biri tacirde, diğeri ise işi yapanda veya malı hizmeti satanda kalır. Makbuzlar da olduğu gibi damga pulu yapıştırılır.

Gider pusulasında en az aşağıdaki bilgilerin bulunması gerekir:
Malı satın alan veya işi yaptıran tüccarın adı soyadı veya ticaret unvanı ve adresi ile pusulanın seri ve müteselsil sıra numarası yazılmış olacaktır.
Pusulanın tarihi malı satan veya işi yapanın adı soyadı ve ticaret unvanı, adresine ilişkin bilgilere ait yerler ile, satılan malın veya yapılan işin mahiyeti cinsi ve nev’i ile miktarı ve bedeli ve iş ücretinin gösterileceği sütunlar yer alacak ve hususlarını yazılabilmesi için yeterli aralıklar bırakılacaktır.

Gider pusulası 14×20 cm ebadından biri asıl biri örnek olmak üzere en az 2 nüsha basılır ve düzenlenir.

Gider pusulalarında şu hususların belirtilmesi gerekir:
Yapılan işin veya hizmetin mahiyeti,
Yapılan iş veya hizmetin ücreti,
İş veya hizmeti yapanın adı, soyadı ve adresi,
İş veya hizmetin yapılma tarihi,
Seri ve sıra no’su,
Tarafların bağlı oldukları vergi dairesi ve hesap numaraları

SERBEST MESLEK MAKBUZU:
Serbest meslek erbabı yaptıkları iş ve hizmet karşılığında aldıkları ücreti gösteren bir belge verirler. Bu belgenin müşterinin istemesine bakılmaksızın 2 nüsha olarak düzenlenir ve serbest meslek erbabı tarafından imzalanır. Serbest meslek erbabı yapılan ödemeler gelir vergisi kanununun kapsamına giriyor ise, ödemelerden %15 stopaj uygulanır. Kesilen bu miktar bağlı oldukları vergi dairesine zamanında ödenir.

Serbest meslek makbuzunda en az aşağıdaki bilgilerin bulunması gerekir:
Makbuzu verenin adı soyadı veya unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası
ile makbuzun seri ve müteselsil sıra numarası olacaktır.
Müşterinin adı, soyadı ve unvanı, adresi ve makbuz tarihi ile alınan paranın miktarının yapabileceği yeterli aralıklarda boş yerler bulunacaktır. Ayrıca müşteri vergi mükellefi ise bağlı bulunduğu vergi dairesi ve hesap numarası.

Serbest meslek makbuzu 14×20 cm veya 14×10 cm biri asıl biri örnek olarak 2 nüsha düzenlenir.

7) MÜSTAHSİL MAKBUZU:
Defter tutmak zorunda olanlar tacirler götürü usulde tabi veya vergiden muaf üreticilerden mal aldıklarında bunların faturaları olmadığından fatura yerine geçen bir belge – müstahsil makbuzu – düzenleyerek alırlar. Müstahsil makbuzu 2 nüsha halinde düzenlenir ve üretici veya onun adına satışı yapan aracı ile alıcı tüccar tarafından imzalanır. Müstahsil makbuzlarda olduğu damga pulu yapıştırılır. Avans üzerine yapılan alışlarda belge malın tesliminde düzenlenir. Ayrıca Müstahsil makbuzunda müstahsilden alınan ürünün bedeli üzerinden gelir vergisi stopajı da gösterilir.

Müstahsil makbuzunda en az aşağıdaki bilgilerin bulunması gerekir:
Malı satın alan tüccar veya çiftçinin adı soyadı, unvanı, adresi ve seri müteselsil sıra numarası yazılı bulunacaktır.
Ayrıca satın alınan malın cinsi, miktarı ve bedelinin gösterileceği sütunlar ile makbuzun tarihi, malı satan çiftçinin adı, soyadı ve ikametgah adresinin yazılabileceği boş yerler bulunacak ve yeterli aralıklar bırakılacaktır.

Müstahsil makbuzu 14×10 cm ebadında biri asıl biri örnek olarak en az 2 nüsha basılır ve düzenlenir.

8) YAZAR KASA GÜNLÜK “Z” RAPORU:
Yazar kasalar elektronik hafızalı olduğundan kesilen satış fişleri ile ilgili bilgiler hafızada saklanır. O gün kesilen satış fişlerinin döküme “z” raporu denir.

9) MALİ BELLEK RAPORU:
Yazar kullanan ve perakende satış yapan işletmeler ise başladıkları tarihten itibaren mali bellek raporunu çıkardıklar güne kadar yaptıkları satışları gösteren rapordur.

10) ADİSYON:
Adisyon sunulan hizmeti ile malın cinsi ve miktarını göstermek amacıyla düzenlenen bir belgedir. Lokanta, kafeterya, hastane, gazino gibi eğlence erlerinde faturadan önce düzenlenen belgedir. Adisyon en az aşağıdaki bilgilerden düzenlenir:

Adisyon ibaresi,
Maliye Bakanlığı klişesi
Mükellefin adı soyadı iş adresi

Hizmetin cinsi miktarı
Düzenleme tarihi saati sıra numarası
Adisyonun basıldığı matbaa ile ilgili bilgiler

11) GİRİŞ VE YOLCU TAŞIMA BİLETLERİ:
Şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan taşımacılığı yapan işletmelerden bilet kesme zorunluluğundan olan işletmeler tarafından düzenlenen taşıtların her seferi için yolcuların taşıttaki oturma yerlerini planlı bir şekilde gösteren belgedir.

12) GÜNLÜK MÜŞTERİ LİSTELERİ ve YOLCU TAŞIMA LİSTELERİ:
Giriş ve yolcu taşıma biletlerinin günlük planlı bir şekilde gösteren listeye günlük müşteri ve yolcu taşıma listeleri denir.

Yolcu listelerinde en az aşağıdaki bilgiler bulunur:
Yolcu listesi ibaresi
Maliye Bakanlığı klişesi
Yolcu listesinin düzenleyenin adı soyadı
Taşıtı işleyen mükellefin adı soyadı varsa ticaret unvanı

Seri müteselsil numarası
Düzenleyenin imzası

SENETLER

BONO:
Bono ya da emre muharrer senet, borçlusu tarafından alacaklıya verilen ve belli bir paranı bir süre sonra ödeyeceği bildiren bir belgedir. Bonoda senet borçlusu senet alacaklısına senete gösterilen alacağı vadesinde kayıtsız şartsız ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.

Bunda iki ilişkin vardır. Bono düzenleyen için borç, lehtar için alacak senedi değerindedir. Bonodaki şekil şartları T.T.K.’NUN 688. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu şartlar şunlardır:
Senet metninde bono ve emre muharrir senet sözcüğü
Kayıtsız şartsız belirli bir bedeli vaadi
Vade
Ödeme yeri
Kimi kimin emrine ödenecek ise onun adı soyadı
Senedin tanzim edildiği gün, yer ve tanzim edenin imzası

2) ÇEK:
Çek, bir bankaya hitaben yazılmış ve T.T.K.’da belirlenen hükümlere göre düzenlenmiş ödeme emri niteliğinde olan kıymetli evraktır. Çekte üç taraf vardır. Çeki düzenleyen kişi keşideci, çeki ödeyecek banka şubesine muhatap ve kişide edilmiş çeki elinde bulunduran kimsede alacaklı (hamil) denir.

Banka, çek düzenleme konusunda ilgili kişiyle bir anlaşma yaparak çek karnesi verir. Çek ancak bir banka üzerine keşide edilebilir. Çekin tahsili edilebilmesi için bankada keşidecinin emrin ayrılmış bir hesapla çekin ibraz edildiği anda ödenir. Çek damga vergisine tabi değildir.

T.T.K.’nun 692. Maddesinde bulunması gereken unsurlar şunlardır:
Çek sözcüğü
Kayıtsız ve şartsız belli bir bedelinin ödenmesi için havale
Ödenecek kimsenin adı soyadı
Ödeme yeri
Keşide günü ve yeri
Keşidecinin imzası

POLİÇE:
Poliçe, alacaklı tarafından belli bir süre sonra belli bir meblağın kendisine veya başkasına ödenmesi için borçluya yazılan senettir.
POLİÇENİN TARAFLARI:
KEŞİDECİ: Senedi düzenleyen kişidir.
HAMİL: Poliçeyi taşıyan kişidir.
MUHATAP: Poliçe bedelini ödeyecek olan kişidir.

C) BORDROLAR:
Çalışanlarının ücretlerini ayrıntılarıyla gösteren bir cetveldir.

AYLIK ÜCRET BORDROSU:
İşveren her ay ödediği ücretler için aylık bordrosu düzenlenir.
Örnek:İşyerinde günlük ücreti 4.20 YTL olan bir işçi nisan ayında 2006’de tam ay çalışmış olup, mesai yapmamıştır. İşyerinde 15 işçi çalışmakta olup işyeri tehlike sınıfı 3’tür?
BRÜT ÜCRET : 4.20 X 30 = 126 YTL
SSK İŞÇİ PAYI : 126 X 0,14 = 17.64 YTL
İŞSİZLİK SİG. : 126 X 0,01 = 1.26 YTL
GELİR V. MATRAHI :B.Ü. – ( SSK İŞÇİ + İŞSİZLİK SİG. + ÖZEL İND. )
126– (17.64 + 1.26 + 30 )
126 – 48.90
77.10 YTL
GELİR VERGİSİ : 77.10 X 0,15 = 11.57 YTL
DAMGA VERGİSİ : 126 X 0,006 = 0.76 YTL
KESİNTİLER TOP. : SSK PRİM İŞÇİ PAYI + GELİRVERGİSİ + DAMGA VERGİSİ

17.64 + 11.57 + 0.76
29.97 YTL
NET ÜCRET :B.Ü. – KESİNTİLER TOPLAMI
126 – 29.97
96.03 YTL

FAZLA MESAİ ÜCRET BORDROSU:
İşlerin haftalık çalışma saati toplamı 45 saattir. Bazı işyerleri haftanın 6 günü çalışıp bir gün izin kullanırlar. Bu durumda işçinin günlük çalışma saati toplamı 45 / 6 = 7.5 saat olur. Bazı işyerleri ise haftada 5 gün çalışıp, 2 gün izin kullanılırlar. Bu işyerlerinde günlük çalışma saati toplamı 45 / 5 = 9 saattir.

İşçilerin yukarıda belirtilen saatlerden fazla çalıştırılmaları halinde kendilerine fazla mesai ücreti ödenmesi gerekir. Fazla mesai ücretleri normal iş günlerinde yapılan fazla mesailer için sat ücretinin %50 fazlasıyla (1,5 katı), tatil günlerinde yapılan fazla mesailer için ise %100 fazlasıyla (2 katı) ödeme yapılır. Bu oranlar iş kanununda belirtilen en düşük oranlar olup toplu sözleşmeler ile işçilerin istediği artırılabilir. Fazla mesai ücreti ve işçinin o döneme ait brüt ücreti toplama SSK tavan tutarını geçerse sigorta primleri tavan tutar üzerinden hesaplanır.

ÖRNEK:Bir işçi işyerinde 1 ayda 23 gün çalışmıştır. İşçinin bir günlük ücreti 4.20 YTL’dir. İşçi ayrıca 2 gün hafta sonu, hafta içinde de 18 gün mesaiye kalmıştır. İşçinin 1 aylık net ücretini hesaplayınız. (hafta sonu mesai ücreti %100, hafta içi %50 zamlıdır.) İşyerinde 6 işçi çalışmakta olup, işyeri tehlike sınıfı 4’tür.
1 GÜNLÜK ÜCRET : 4.20YTL
1 SAATLİK ÜCRET :4.20 / 8 = 0.53
4.20 X %100 = 4.20 YTL
1 GÜN FAZLA MESAİ ÜCRETİ : 4.20 + 4.20 = 8.40 YTL
2 GÜN FAZLA MESAİ ÜCRETİ : 8.40 X 2 = 16.80 YTL
1 SAAT FAZLA MESAİ ÜCRETİ : 0.53 + 0.53 X %50

0.53 + 0.27
0.80 YTL
18 SAAT FAZLA MESAİ ÜCRETİ : 0.80 X 18 = 14.40 YTL
23 GÜN NORMAL ÇALŞMA GÜN : 4.20 X 23 = 96.60 YTL

TOPLAM BRÜT ÜCRET : NORMAL ÇAL. ÜCR. + FAZLA MES. + H.S. MES.
96.60 + 14.40 + 16.80
127.80 YTL
SSK İŞÇİ PAYI : 127.80 X 0,14 = 17.89 YTL
İŞÇİ TEHLİKE SINIFI : 19 + İTS = 19 + 4 = 19 + 2 =21
2
İŞSİZLİKK SİG. : 127.80 X 0,01 = 1.28 YTL
127.80 X 0,21 = 26.84 YTL
GELİR VERGİSİ MATRAHI :B.Ü. – ( SSK İŞÇİ + İŞSİZLİK PAYI + ÖZEL İND.)
127.80 – ( 17.89 + 26.84 + 30)
127.80 – 74.73 = 53.07 YTL
GELİR VERGİSİ : 53.07 X 0,15 = 7.96 YTL
DAMGA VERGİSİ : 127.80 X 0,006 = 0.77 YTL
KESİNTİLER TOPLAMI :SSK PRİMİ + İŞSİZLİK SİG. + GELİR VER. + DAMGA V.

17.89 + 1.28 + 7.96 + 0.77
27.90 YTL
NET ÜCRET : B.Ü. – KESİNTİLER TOPLAMI
127.80 – 27.90
99.90 YTL

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun vergilendirmeye ilişkin hükümlerinin 1.1.1985 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesiyle birlikte vergilendirme ile ilgili belgeler konusu bir kez daha gündeme geldi. Katma Değer Vergisi’nin (KDV) indirim mekanizmasıyla işleyen bir vergi oluşu yanında giderek yaygınlaşan ücretlilere vergi iadesi konusu ve Vergi idaresinin artan yaygın ve yoğun denetimleri, alınması ve verilmesi zorunlu olan belgelerin ilgililerce daha iyi bilinmesini gerektirmektedir
Konunun bu şekilde bir kez daha gündeme gelmesi nedeniyle yazımızda, önce vergi mevzuatımız gereği hangi hallerde hangi belgelerin düzenlenip verilmesi ve alınması gerektiği belirtilecek daha sonra bu belgelerde KDV’nin nasıl gösterileceği hususu açıklanacaktır.

1 — BÜTÜN MUAMELELERDE BELGE DÜZENLENMESİ GEREKLİ Mİ?
Bilindiği gibi vergi mevzuatımız açısından belge, mükelleflerin işletme dahilinde ya da üçüncü kişilerle yapmış oldukları muamelelerin tevsik aracıdır.
V.U.K.’nun 227. maddesinde, «Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.» denilmiştir. Aynı maddenin ikinci bendinde, defter tutmak mecburiyetinde olmayan mükelleflerin de vergi matrahlarının tespiti ile ilgili —götürü usulde tespit edilen giderler hariç— giderlerinin tevsiki zorunlu kılınmıştır.
Yukarıda belirtilen tevsik zorunluluğunun istisnası olarak bir düzenleme yine V.U.K.’nda (md: 228) yer almıştır. Buna göre; gerçek miktarları üzerinden kayda geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması şartıyla örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi zorunlu olmayan müteferrik giderler, vesika teminine imkan olmayan giderler ve vergi kanunlarına göre götürü olarak tespit edilen giderlerin tevsiki için belge aranmayacaktır.
Belirtilen bu istisnai haller dışında vergi ile ilgili muameleler, muamelenin mahiyetine göre düzenlenecek bir belge ile tevsik edilmek zorundadır.

II — DÜZENLENMESİ GEREKEN BELGELER, NELERDİR?
V.U.K.’nun 229242. maddelerinde vergilendirme ile ilgili muamelelerin tevsiki için, muamelelerin mahiyetine göre düzenlenmesi gereken belgelerin neler olduğu belirlenmiştir.
Aşağıda bu belgelerden KDV ile ilgili olarak sırasıyla fatura, perakende satış vesikaları, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzunun kimler tarafından ve hangi hallerde hangisinin düzenleneceği ve karşı tarafça alınacağı hususları açıklanacaktır.

A) FATURA:
1 — Hangi Hallerde Fatura Verilmesi Zorunludur?
Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı gösteren bir vesikadır. Faturanın şekil ve nizamına ilişkin ayrıntılı hususlar V.U.K.’nun 230 ve 231. maddelerinde düzenlenmiştir.
Faturayı kimlerin vermesi ve hangi durumda karşı tarafça istenip alınması konusuna gelince;
a) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak zorunda olan çiftçiler;
i — Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,
ü — Serbest meslek erbabına,
m — Kazançları götürü usulde tespit olunan tüccarlara,
iv — Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere,
v — Vergiden muaf esnafa,
sattıkları emtia ve yaptıkları işler için fatura vermek ve bu sayılanlar da almak zorundadır. (VUK. 232)
b) Yine birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, yukarıda (a) bölümünde beş bent halinde sayılanlar dışında kalanlara sattıkları emtia veya onlara yaptıkları iş “bedelinin on bin lirayı geçmesi veya bedeli on bin liradan az olsa dahi malı satın alanın ya da işi yaptıranın istemesi halinde fatura vermek zorundadırlar.
Mükelleflerde, bin liranın altındaki satışlara fatura verilmeyeceği ancak perakende satış vesikası verilebileceği şeklinde yanlış bir kanı mevcuttur. Bu konuda zaman zaman şikayetler de gelmektedir. Sanıyoruz bu yanlışlık, ücretlilere vergi iadesi hakkında kanuna göre iadeye konu olacak faturaların en az ‘bin lira tutarında olması gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Anılan kanundaki bu hükmün, V.U.K.’ndaki fatura verilmesi ve alınmasına ilişkin hükümlerle bir ilgisi bulunmamaktadır.
özetle, yukarıda (a) grubunda yer alanlara her halükarda; (b) grubunda sayılanlara ise bunların istemeleri halinde yine her halükarda fakat istememeleri durumunda mal veya hizmet bedelinin on bin lirayı geçmesi halinde fatura verilmesi zorunludur. Buna göre (b) grubundakilerin istememeleri halinde sadece on bin liranın altındaki satış veya hizmet bedelleri için perakende satış vesikası düzenlenebilir.

2 — Fatura Konusunda Maliye ve Gümrük Bakanlığınca Yapılan Düzenlemeler:
V.U.K’nın mükerrer 257. maddesiyle, Maliye Bakanlığı, tutulması ve düzenlenmesi zorunlu olan defter ve belgelerle, uygun gördüğü taktirde ek olarak tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva edeceği bilgileri belirlemeye ve bunlarda değişiklik yapmaya; bunlar için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymaya ve kaldırmaya, bedeli mukabilinde basıp dağıtmaya veya üçüncü şahıslara bastırıp dağıttırmaya, bunların kayıtlarım tutmaya ve makinalı kasa kullandırmaya yetkili kılınmıştır.
Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak yapılan düzenlemeler Bakanlık tarafından yayınlanan tebliğlerde açıklanmıştır. Bu düzenlemelerden fatura ile ilgili olanları aşağıda belirtilmiştir.
a) Sadece tüketiciye yapılan ve bedeli on bin lirayı aşmayan satışlar için düzenlenen faturanın, tarih taşıması kaydıyla satılan malın nevi, miktarı ve tutarına ait bilgileri ihtiva etmesi yeterli görülmüştür. (Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No: 141)
b) Tütün, sigara, kibrit, pul, milli piyango bileti, alkollü içki ve alkolsüz meşrubatın perakende satışım yapanlar ile gazete ve ekmek bayilerinin satışım yaptıkları bu cinsten emtiayı satın aldıkları günde elde mevcut alış vesikalarına dayanılarak alış bedeli üzerinden giriş, aynı miktar emtiayı aynı tarihte düzenleyecekleri faturalara dayanarak satış bedeli üzerinden çıkış kaydetmeleri gerekmektedir. (V.U.K.G.T. Sıra No: 143)
c) Fırın işletmeleri toptan satışları için satış bedeli üzerinden fatura düzenleyecekler ancak perakende satışlarını, imale sevk edilen un miktarından hareketle hesaplanacak üretim miktarını dikkate almak suretiyle düzenleyecekleri fatura ile tevsik edeceklerdir. (V.U.K.G.T. Sıra No: 143)
d) Kahvehaneler ve çay ocaklarında, garsonlara marka verilmesi suretiyle satış yapılması halinde, garsonlara verilen her parti marka için fatura düzenlenmesi gerekmektedir. (V.Ü.K.G.T. Sıra No: 143)
Yukarıda belirtilen (b), (c) ve (d) durumlarında açıklandığı şekilde fatura düzenlenmemesi halinde bu satışlar için perakende satış vesikası (V.Ü.K. Md: 233) düzenlenmesi zorunludur.
e) 1.1.1985′den itibaren kullanılacak faturaların Noterlere tasdik ettirilmesi gerekmektedir. Tasdik zamanı için bir süre sözkonusu değildir. Tasdik işlemi fatura kullanılmadan önce yaptırılabilecektir. (V.Ü.K.G.T. Sıra No: 159)

B) PERAKENDE SATIŞ VESİKALARI:
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları veya yaptıkları işlerin bedelleri, V.U.K.’nun 233. maddesinde belirtilen perakende satış vesikaları ile tevsik edilebilir. Bu vesikaların türleri ve sahip olmaları gereken özellikleri aşağıda açıklanmıştır.

1 — Perakende Satış Fişleri:
Bu fişler kopyalı ya da dip koçanlı olmak üzere iki nüsha olarak düzenlenip bir nüshası müşteriye verilecek diğer nüshası ise satıcı tarafından saklanacaktır. Fişlerin seri ve sıra numaralı olarak düzenlenmesi zorunludur ancak fiş üzerinde satılan malın cins ve miktarının gösterilmesi zorunlu değildir. Fiş üzerinde satış bedelinin gösterilmesi yeterlidir.
önceki bölümde açıklanan esaslar dahilinde fatura düzenlemek şartıyla, tütün, sigara, kibrit, pul, milli piyango bileti, alkollü ve alkol. süz meşrubatın perakende satışım yapanlar ile perakende satış yapan fırın işletmeleri ve kahvehane ve çay ocakları işletenler bu tür satışları için ayrıca perakende satış fişi düzenlemeyeceklerdir.

2 — Makinalı Kasaların Kayıt Ruloları:
Mükellef, elektronik ya da mekanik yapıya sahip yazar kasaların ruloları ile de perakende satışlarım tevsik edebilirler. Bu makinaların asgari şu özelliklere sahip bulunması gerekir.
1 — Yapılan işlemleri hafızasına ve rulolara kaydetme,
2 — Müşteri ve kati yekun sıra numaralarım teselsül ettirme,
3 — Müşteri fişi (kuponu) verme.
Yukarıdaki özellikleri taşımayan makinaları kullanan mükellefler, perakende satışlarım tevsik etmek için ayrıca perakende satış fişi düzenlemek zorundadırlar.
3 — Giriş ve Yolcu Taşıma Biletleri:
Biletle girilen yerleri işletenlerle tarifeli yolcu taşıma işlerini yapanlar bu işlerinden elde ettikleri hasılatı, seri ve sıra numaralı olarak düzenleyecekleri biletle tevsik edebilirler. Bu biletler kopyalı ya da dip koçanlı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye verilir.
Yukarıda belirtilen perakende satış vesikalarına ek olarak Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından bastırılıp mükelleflere verilen perakende satış vesikaları da perakende satışların tevsikinde kullanılabilecektir.

C) SERBEST MESLEK MAKBUZLARI :
Serbest meslek erbabı tarafından her türlü tahsilatları için iki nüsha olarak düzenlenir ve bir nüshası müşteriye verilir. Müşteriler bu makbuzu istemek, ve almak mecburiyetindedir. Bu makbuzların içermesi gereken bilgiler V.U.K.’nun 237. maddesinde belirtilmiştir.

D) GİDER PUSULASI:
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçiler,
1 — Kazançları götürü usulde tespit olunan tüccara,
2 — Kazançları götürü usulde tespit olunan serbest meslek erbabına,
3 — Vergiden muaf esnafa,
yaptırdıkları işler ve onlardan satın aldıkları emtia için en az iki nüsha gider pusulası düzenleyecekler ve imzalatıp bir nüshasını işi yapan veya malı satana vereceklerdir. Gider pusulasında bulunması gereken bilgiler V.U.K.’nun 234. maddesinde belirtmiştir.

E) MÜSTAHSİL MAKBUZU:
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler,
1 — Götürü gider usulüne tabi çiftçilerden,
2 — Vergiden muaf çiftçilerden,
satın aldıkları mallar nedeniyle iki nüsha müstahsil makbuzu düzenleyecekler ve imzalatıp bir nüshasını malı satana vereceklerdir. Bu makbuzlarda bulunması gereken bilgiler V.Ü.K’nun 235. maddesinde belirtilmiştir.

III — KDV’NİN BELGELERDE GÖSTERİLMESİ :
A) FATURALARDA:
Mükellefler, KDV’ne tabi satış ve hizmetleri için düzenleyecekleri faturalarda KDV’ni satış bedelinden ayrı olarak göstereceklerdir. Do^al olarak telafi edici vergilendirme usulüne tabi olanlar KDV bakımından mükellef sayılmadıkları için bunlar tarafından düzenlenecek belgelerde KDV gösterilmesi sözkonusu olmayacaktır.
Bilindiği gibi KDV Kanunu’nun matrahla ilgili 20/4. maddesinde, «Belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedeli KDV dahil olarak tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez» hükmü yer almıştır. Kanunun bu hükmü uyarınca mükellefler işyerlerine asacakları fiyat listelerinde fiyatlarını «KDV dahil» tek bir tutar olarak gösterebilecekler ve müşteriden vergi dahil olarak önceden tespit ettikleri fiyatlar üzerinden ayrıca KDV tahsil etmeyeceklerdir. Ancak fatura düzenlemeleri halinde vergili satış bedeline iç yüzde oranı (=1/11 veya 10/110) uygulamak suretiyle bedele dahil KDV’ni ayıracaklar ve bu şekilde hesapladıkları KDV’ni düzenleyecekleri faturalarda ayrıca göstereceklerdir.

B) PERAKENDE SATIŞ VESİKALARINDA :
Mükellefler, düzenleyecekleri perakende satış fişlerinde hesapladıkları KDV’ni satış bedelinden ayrı olarak gösterebilecekleri gibi 9 Seri no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde yapılan açıklama uyarınca, bu fişlerde KDV’nin ayrıca gösterilmesi zorunlu olmayıp vergili bedel tek bir tutar halinde ifade edilebilecektir.
KDV Kanunu’nun 20/4. maddesi uyarınca, bedelin biletle tahsil edildiği hallerde, bilet bedeli KDV dahil olarak tespit edilecek ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmeyecek ancak bilet üzerinde, bedele KDV’ nın dahil olduğu belirtilecektir.

C) SERBEST MESLEK MAKBUZLARINDA :
Serbest meslek makbuzlarında KDV’nin hesaplanıp bedelden ayrı olarak gösterilmesi gerekmektedir.

D) GİDER PUSULASINDA:
Gider pusulası üzerinde KDV yer almayacaktır. Çünkü KDV Kanununun 17/4a. maddesi gereği vergiden muaf esnafın teslim ve hizmetleri vergiden istisna edilmiştir.
Diğer taraftan götürü ticaret ve serbest meslek erbabı, KDV bakımından da götürü olarak vergilendirildikleri için bunlardan alınan emtia ve yaptırılan hizmetler için KDV ödenmesi sözkonusu değildir.

E) MÜSTAHSİL MAKBUZLARINDA:
Müstahsil makbuzları üzerinde de KDV yer almayacaktır. Çünkü KDV Kanunu’nun 17/4b. maddesi uyarınca vergiden muaf çiftçilerin teslim ve hizmetleri vergiden istisna edilmiştir. Götürü gider esasındaki çiftçiler ise KDV bakımından götürü usulde vergilendirildikleri için bunların teslim ve hizmetleri sırasında da ayrıca KDV ödenmesi söz konusu olmayacaktır.

1. Sermaye Kavramı: Sermaye, işletmeyi kuranlar tarafından, işletmeye konulan para, mal ve emek. Bir iş ya da işletme için yapılan toplam yatırım, üretim araçlarının tümü, kullanılmaya hazır para ve varlıklar olarak tanımlanabilir.

İşletmeler belli bir sermaye ile kurulur. Sermayeler, öz sermaye ve borçlardan oluşmaktadır. Küçük işletmelerde sermayenin tamamı girişimciler tarafından sağlanırken, büyük işletmeler öz sermaye yanında borç ile fon sağlamak zorundadır. Bir işletmenin fonları kaynaklarına göre iç ve dış fon kaynakları olmak üzere ikiye ayrılır:

İç fon kaynakları: kuruluş dönemindeki kurucuların koydukları paralar, mallar, haklar, hisse senetleri ve benzerleridir. İşletme faaliyeti sonucunda sağlanan fonlar ise amortismanlar, yedek akçeler, dağıtılmayan kârlardır.

Dış fon kaynakları: işletmelerin iç fon kaynaklarının yetersiz olduğu durumlarda bankalardan ya da üçüncü şahıslardan vadeleri farklı olarak alınan borçlardır. Ödeme gücünü zorlayacak yüksek maliyetli dış fon kaynaklarına başvurulmamalıdır.

Sabit Kıymetler Sermayesi: İşletmenin mal varlığı, menkul ve gayrimenkulleri diğer varlıkların tutarıdır. Menkuller ve gayrimenkullar firma için temel oluşturur. İşlemlerin başlangıcı, firmanın sürekliliği ve rekabet şansı sabit kıymetler sermayesine bağlıdır. Sabit kıymetler, boşa harcanmayacak veya işletme faaliyetleri esnasında kullanılıp kolayca bitmeyecek, iş başarısızlıkla sonuçlansa dahi varlığının bir kısmını sürdürecek olan işletmenin uzun vadeli değerleridir.

İşleyen Sermaye: İşleyen sermaye, işe başlamak ve işletme faaliyetleri sonucu gelir elde edilinceye kadar araç ve gereçler ve ücretler gibi giderleri karşılamak için ihtiyaç duyulan paradır.

2. Para Akışı: Belirli bir dönem içerisinde nakit gelirleri ile nakit giderleri para akışını ifade etmektedir. Seçilen bir dönemdeki para akışı tahmini olarak yapılır ki bu tahmin, normalde çok az olan menkulün idaresi, işin planlanması ve kontrolü için de çok önemlidir. Para akışının tahmini normalde bir yıl için ay ay hazırlanır. Para akışının tahmini nakdin, ihtiyacın karşılanıp karşılanamayacağını gösterir. Günlük çalışma için gereken sermayenin yetersiz görülmesi durumunda artırılma çareleri araştırılır.

Para akışının tahmini işin yürütülmesi için nakit kaynaklarının en iyi şekilde kullanımını da sağlar. Para akışı tahmini, girişimcinin ortaya koyacağı iş hacmine karar vermesine yardımcı olur, belirlenen süre içerisinde tahsil edeceği para hakkında bilgi verir. Satın alma ya da üretim kapasitesinin belirlenmesine yardımcı olur, işin sürekliliğini sağlar ve siparişleri finanse edebilmesi için bilgi verir.

2.1. Akış Tahmini Yapmak: Akış tahmini; işletmenin satış, üretim, yönetim gibi bütçe verilerinden yararlanılarak yapılır. Şu aşamalarda gerçekleştirilir:
- Para akış tahmininin yapılacağı süre belirlenir.
- Beklenen gelir akışı hesaplanır (nakit girişleri).
- Beklenen gider akışı hesaplanır (nakit çıkışları).
- Gelir akışı ile gider akışı karşılaştırılarak dönem içindeki net para akışı hesaplanır. Giriş ve çıkışlar tahmine dayanır. Yanılmalar, işletmeyi zor duruma düşürebilir ki işletmelerde bulundurulacak minimum nakit gereğinden çok olursa atıl bekler, az olursa borçlar ödenemez, itibar sarsılır.
- Nakit dengesi, aynı dönemin net nakit akışına eklenerek dönemin net bilançosu elde edilir. (İşletmenin zor duruma düşmeden faaliyetlerini sürdürebilmesi için kasada bulundurulması gereken para miktarına en az nakit dengesi denir.)

2.2. Nakit Gelir Akışı: Nakit gelirleri genellikle ticaret ve sanayi işletmelerinde şunlardan sağlanır:
- Peşin satışlar
- Alacakların tahsili
- Alınan faiz
- Kâr payı
- Sabit değer satışı
- Menkul kıymet satışı
- Banka kredileri
- Diğer finansman kaynakları vb.

Peşin satışlar ve alacakların dışındaki tahsilât kalemleri, geçmiş denemelere dayanarak oldukça doğru olarak tahmin edilebilir ve beklenen değişmeler de dikkate alınabilir. Satışlar ve alacaklar, işletmenin düzenlediği satış ve alacaklar bütçelerinden çıkarılır.

2.3. Nakit Gider Akışı: Genellikle ticaret ve sanayi işletmelerinde nakit giderleri şu şekildedir:
- Peşin satın almalar
- Maaş, ücret vb. ödemeler
- Ham ve yardımcı madde alımı
- Sigorta giderleri
- Faiz ödemeleri
- Sabit değer alışı
- Dağıtım ve yönetim giderleri
- Borç ödemeleri
- Diğer işletme giderleri vb.

İşletmenin cari mevcutları ile kısa vadeli borçları arasındaki fark, işletmenin net işletme sermayesidir.

Bu tablo, bir işletmenin belli bir dönemde sağladığı Dönen Var­lıklar (kısa vadeli aktifler) ile Kısa Vadeli Yabancı Kaynakları karşılaştıran ve bunların kaynakları ile kullanım yerlerini gösteren bir tablodur. Bir işletmenin, net işletme sermayesi belli bir tarihteki dö­nen varlıklar toplamı ile kısa vadeli yabancı kaynaklar toplamı arasın­daki fark olmaktadır. Dönemsonu net işletme sermayesi ile bir önce­ki dönemsonu net işİetme sermayesi arasındaki olumlu veya olum­suz fark net işletme sermayesindeki artış veya azalışı ifade eder. Net İşletme Sermayesi Değişim Tablosu bu artış veya azalışın kaynak ve kullanım yerlerini göstermektedir.

Net İşletme Sermayesindeki Değişim Tablosu Maliye Bakanlığı­nın tebliğinde belirtilmekle beraber açıklaması ve tek düzen formu verilmemiştir.

Net İşletme Sermayesindeki değişim Tablosu da Fon Akım Tab­losu gibi hangi dönem için düzenleniyorsa o dönem ve bir önceki dönem karşılaştırmalı bilanço kalemlerindeki artış ve azalıştan, bir önceki dönem kârından dağıtılan kâr payları ve ödenen vergilerden ve o dönemin kâr vaya zararından faydalanılarak düzenlenir. Ancak bu tabloda Dönen Varlıklar ve Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklardaki değişmeler yer almaz. Çünkü mantıksal olarak, bilanço eşitliğinden hareketle dönen varlıklar ve kısa vadeli yabancı kaynaklardaki değişmenin bunlar dışındaki bilanço kalemlerindeki değişmeden dolayı mey­dana geldiği varsayılmıştır.

Net işletme sermayesi değişim tablosu bir işletmenin kısa vadeli fon yönetimi ve politikası hakkında bilgi verir.

Aşağıda Net İşletme Sermayesi Değişim Tablosu formatına örnek verilmiştir:

NET İŞLETME (ÇALIŞMA) SERMAYESİ DEĞİŞİM TABLOSU

DÖNEN VARLIKLAR
KISA VADELİ YABANCI KAYNAKLAR (-)
NET İŞLETME SERMAYESİ

NET İŞLETME SERMAYESİ DEĞİŞİMİ

NET İŞLETME SERMAYESİ KAYNAKLARI

FAALİYETLERDEN SAĞLANAN KAYNAKLAR
Olağan Kâr
Amortismanlar (+)
Fon çıkışı gerektirmeyen diğer giderler (+)
Fon girişi sağlamayan gelirler (-)
OLAĞANDIŞI FAALIYETLERDEN SAĞLANAN KAYNAKLAR
Olağandışı Kâr
Fon çıkışı gerektirmeyen diğer giderler (+)
Fon girişi sağlamayan gelirler (-)
DURAN VARLIKLAR TUTARINDAKI AZALIŞLAR
UZUN VADELİ YABANCI KAYNAKLARDAKI ARTIŞLAR SERMAYE ARTIRIMI
HISSE SENETLERI IHRAÇ PRIMLERI

NET İŞLETME SERMAYESİ KULLANIM YERLERİ

FAALİYETLE İLGİLİ KULLANIMLAR
Olağan Zarar
Amortismanlar (-)
Fon çıkışı gerektirmeyen diğer giderler (-)
Fon girişi sağlamayan gelirler (+)
OLAĞANDIŞI FAALİYETLERLE İLGILİ KULLANIMLAR
Olağandışı Zarar
Fon çıkışı gerektirmeyen dijer giderler (-)
Fon girişi sağlamayan gelirler (+)
ÖDENEN VERGI VE BENZERLERİ ÖDENEN TEMETTÜLER
DURAN VARLIKLAR TUTARINDAKİ ARTIŞLAR
UZUN VADELİ YABANCI KAYNAKLARDAKİ,AZALIŞLAR SERMAYEDEKİ AZALIŞLAR

DÖNEMSONU NET İŞLETME SERMAYESİ

DÖNEMBAŞI NET İŞLETME SERMAYESİ (-)

NET İŞLETME SERMAYESİ ARTIŞ VEYA AZALIŞI

Net İşletme Sermayesi – NIS
Net Working Capital – NWC

Formül :
Net İşletme Sermayesi = Dönen Varlıklar – Kısa Vadeli Borçlar
Birim : Değer

Şirketlerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için gerekli olan brüt işletme sermayesinin (dönen varlıklar ve kısa süreli yükümlülüklerini karşılamakta kullanabilecek iktisadi değerler) kısa vadeli borçlarını aşan kısmına net işletme sermayesi denir.

Net işletme sermayesi tutarının büyüklüğü, şirketlerin faaliyetleri süresince tam kapasitede karlı ve verimli şekilde çalışabilmesi, üretimini devam ettirebilmesi, iş hacmini arttırabilmesi, yükümlülüklerini karşılayamama riskinin azalması açısından önem taşır.

Dönemler itibariyle net işletme sermayesindeki değişimler, şirketlerin faaliyetleri sonucu nakit yaratma potansiyelini gözlemleme olanağı sağlar.

Hisse Başı Defter Değeri – HBDD

Book Value per Share – BVS

Formül :

 

Birim : Değer

Defter değeri, şirket ortaklarının şirketten hak olarak talep ettikleri Öz sermayenin ortakların sahip oldukları beher hisse senedi başına miktarını göstermektedir. Defter değeri, ellerinde nominal 1.000 TRL’lik bir hisse senedi bulunan ortakların, beher hisse senedi için şirketlere ne kadarlık fon tedarik etmiş olduklarını göstermektedir. Bu değer bir şirketin fiyatlamasında karşılaşılacak taban fiyat olarak değerlendirilir.

Bu oran, hisse senetlerinin fiyatını ölçmede kullanılan Piyasa Değeri-Defter Değeri oranı için değişken olarak kullanılmaktadır.

Cari Oran – CO

Current Ratio – CTR

Formül :

 

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Katsayı

Cari oran, şirketlerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için gerekli olan brüt işletme sermayesinin (dönen varlıkların) kısa vadeli borçlara bölünmesi ile hesaplanır.

Cari oran bize basit olarak net işletme sermayesinin yeterliliğini ve borç ödeyebilme kapasitesini göstermektedir. Buna rağmen net işletme sermayesi değişimi ile birlikte değerlendirilmesi daha doğru olmaktadır. Net işletme sermayesinin artıyor olması şirketin borç ödeme kapasitesinin arttığının göstergesi değildir. Söz konusu işletmede kısa süreli borçlar dönen varlıklardan hızlı artmışsa cari oran düşebilir. Ayrıca cari oran değerlendirilirken dönen varlıkların kalitesi de (satışa çıkarıldığında gerçek değerini bulması) göz önüne alınmalıdır.

Batılı finans kurumlarında bu oranın 2 olması genel kabul gördüğü halde, yüksek enflasyonlu ve kıt fon kaynaklarına sahip ülkelerde endüstri ve sektörlerin değişik özellikleri göz önünde bulundurulduğunda cari oranın 1,5 olması genellikle yeterli olarak kabul edilmektedir.

Sermaye, duran varlıklara yatırım (veya satış) ve uzun vadeli borçlanma hareketleri cari oranda değişikliğe sebep olmaktadır. Bu yüzden, iki dönem arasındaki cari oran değişikliklerini iyi incelemek gerekmektedir.

Likidite Oranı, Asit-Test Oranı – LO

Liquidity Ratio, Acid-Test Ratio, Quick Ratio – LR

Formül :

 

veya

 

Hazır Değerler : Kasa + Banka

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Katsayı

Likidite oranı (asit-test oranı), cari oranın geliştirilmiş ve daha anlamlı hale getirilmiş hali olarak düşünülebilinir. Likidite oranında, dönen varlıklar içinde görülen fakat nakite kolayca çevrilemeyen stoklar çıkarılır ve daha sonra duran varlıklar kısa vadeli borçlara bölünür.

Likidite oranı, piyasalarda doğabilecek bir krizde şirketlerin satışlarında olabilecek bir sıkıntı durumunda stoklar gibi kolayca nakite çevrilemiyecek kalemler gözönüne alınarak, dönen varlıkların geri kalan likit değerleriyle borç ödeyebilme kapasitesini ölçmektedir. Likidite oranı, olası bir kriz esnasında cari orana nazaran daha iyi bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Cari oran gibi net işletme sermayesindeki değişiklikler ile birlikte değerlendirilmesi, oranın daha doğru yorumlanmasını sağlayacaktır.

Batılı finans kurumlarında, bu oranın 1 olması genel kabul gördüğü halde, yüksek enflasyonlu ve kıt fon kaynaklarına sahip ülkelerde endüstri ve sektörlerin değişik özellikleri göz önünde bulundurulduğunda asit test oranı için yeterli görülen miktar için değişiklikler sözkonusudur. İşletmeler genelde kısa vadeli kaynakları kullanmak zorunda kaldıklarından bu oran genelde 1’in altında çıkmaktadır. Bu oran değerlendirilirken firmanın kısa vadeli borç yapısı da önem kazanır. Müşteri avansları ile fonlama yapan ya da peşin tahsilat yapan işletmeler ile stokları kolayca nakte çevrilebilir nitelikte olan şirketlerde oranın düşük çıkması normal karşılanabilir.

Oranın 1’den büyük olması durumunda bile alacak tahsil kalitesi düşükse bu olumsuz bir durumdur. Stok devir hızı yüksek bir firmada ise oranın 1’den az olması sorun yaratmaz. Bu nedenlerle bu oranla birlikte stok devir hızı ve alacak tahsilat süresi de değerlendirilmelidir. Sermaye, duran varlıklara yatırım (veya satışı), uzun vadeli borçlanma gibi kalemlerdeki değişiklikler asit test oranında değişimlere sebep olacaktır. Bu yüzden, iki dönem arasındaki asit test oranındaki değişiklikleri de incelemek gerekmektedir.

Net İşletme Sermayesi-Aktifler Oranı – NISA 

Formül :

 

veya

 

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Bu oran bize şirketlerin faaliyetlerine devam etmek için gereksinim duydukları net işletme sermaye tutarının aktiflerin içindeki yüzdesel dilimini verir. Bu oranla yapılan analizlerde aktiflerin toplam büyüklüğündeki değişiklikler de gözönüne alınmalıdır.

Net işletme sermayesinin aktifler içindeki oranının şirket ihtiyaçları için optimal düzeyde olup olmadığını ölçmek için, sektör içerisindeki diğer şirketlerin oranları ile karşılaştırılabilir veya orandaki değişim miktarı şirketin diğer verilerindeki değişimler (karlılık, net satışlar, likiditeoranlarındaki değişim miktarları..) ile karşılaştırılabilir.

Borç-Aktifler Oranı, Finansal Kaldıraç – BA

Total Debt Ratio, Financial Leverage – TDR

Formül :

 

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Toplam aktiflerin ne kadarlık kısmının yabancı kaynaklardan fonlandığını göstermekte olan Borç-Aktifler oranı aynı zamanda şirketlerin toplam kaynaklarının dağılımı hakkında da bilgi vermekte olup, borçlanma katsayısı ile benzer sonuçlar vermektedir.

Şirketlerin hem toplam varlıklarının ne kadarlık kısmının yabancı kaynaklardan fonlandığı, hem de kaynakların niteliklerine göre dağılımı hakkında fikir veren Borç-Aktifler oranı, şirket için bir risk göstergesi olarak da kullanılabilir. Bu oranın yüksek çıkması işletmeyi kredi verenler açısından riskli pozisyona düşürmektedir. Fakat yabancı kaynak kullanımı belli bir optimaliteye kadar öz sermaye karlılığını artıran bir durumdur. Bu optimalite noktası ortalama kaynak maliyetinin minimum olduğu noktadır. Oran yüksek olsa da borçlanma maliyeti üzerinde geliştirilebilen katmadeğer, yönetimin az bir öz sermaye ile geniş bir kaynağı yönlendirebildiğini gösterir. Ortaklara daha düşük sermaye ile sermaye başına daha fazla kar payı (temettü) alma olanağı (kaldıraç etkisi) sağlamaktadır. Buna rağmen kaldıracın arttırılmasının riski arttırdığı göz ardı edilmemelidir.

Finansal kaldıraç oranının %50’den küçük olması gereği batılı finans kuruluşlarınca genel bir kriter olarak benimsenmiş iken, ülkemiz gibi sermaye arzının düşük olduğu ülkelerde ilgili oranın %60’tan yüksek olması normal karşılanmaktadır. Bu oran değerlendirilirken firmanın yeniden değerleme yapıp yapmadığına da bakılmalıdır. Yeniden değerleme sonucu oran düşük izlenimi verebilir.

Borç-Öz Sermaye Oranı, Borçlanma Katsayısı – BOS

Debt-Equity Ratio, Borrowing Multiplier – DE

 

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Firmanın aktiflerini fonlamada özkaynaklarına oranla ne kadar yabancı kaynak kullanıldığını gösteren Borç-Öz Sermaye oranının düşük çıkması tercih edilmektedir. Bununla birlikte, oranı oluşturan etmenlerin iyi bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. Şirketlerin sermaye yapıları hakkında iyi bir gösterge olan Borç-Öz Sermaye oranının, zaman içerisinde göstereceği gelişmeler şirketlerin sermaye yapılarındaki tercihleri hakkında gözlem yapma olanağını vermektedir. Borç-Aktifler oranında da bahsedildiği gibi özkaynaklar ile yabancı kaynaklar arasında uygun bir dengenin kurulması oldukça önemlidir. Uygun yönetim anlayışı ile çalışan ve içinde bulunduğu sektörün elverdiği firmalar iş riski, faaliyet riski oranları düşük ise daha yüksek Borç-Aktifler ve Borç-Öz Sermaye oranları ile çalışabilirler.

Oranın %100’ü aşmaması gerektiği batılı finans kurumları tarafından genel bir kural olarak benimsenmişken, ülkemiz gibi öz sermaye bulmakta zorluk çekilen ülkelerde bu oranın %150 – %200 arası olması kabul edilebilir.

Öz Sermaye Çarpanı – OSC

Equity Multiplier – EM

 

Birim : Katsayı

Finansal kaldıraç ile benzer neticeler veren öz sermaye çarpanı, aktiflerin öz sermayenin kaç katı olduğunu, başka bir deyişle öz sermayenin aktifler içerisindeki ağırlığını göstermektedir.

Öz sermaye çarpanının %200’den küçük olması gereği batılı finans kuruluşlarında genel bir kural olarak kabul edilmiş olmasına rağmen sermaye arzının düşük olduğu ülkemizde ilgili oran %250 civarındadır.

Öz sermaye çarpanının düşük olması yani işletmenin iktisadi varlıklarının göreceli olarak daha fazla öz sermaye ile fonlanması kreditörler için düşük risk anlamına gelir. Fakat satışlarda kar marjı yüksek olan şirketler optimal yabancı kaynak kullanımıyla öz sermaye karlılığını artırabilirler. Oranın bu şekilde artması şirketin riskinin artması şeklinde yorumlanabileceği gibi, ortakların sermaye başına daha fazla kar payı (temettü) elde ettiği (kaldıraç etkisi) anlamına da gelmektedir.

Finansal Borçlar-Aktifler Oranı – FBA

Formül :

 

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Şirketlerin toplam kaynakları içerisinde finansal borçların ağırlığını göstermekte olan bu oran, şirketler için risk göstergesi olarak kullanılabilecek oranlardan biridir.

Diğer borç kalemlerine nazaran piyasa koşulları üzerinden faiz maliyeti ile edinilebilen finansal borçların zaman içerisinde aktifler içerisindeki ağırlığının artması, şirketlerin hem risklerinin arttığı, hem de faiz giderlerinin artması sonucu karlılıklarının azaldığı anlamına gelmektedir.

Faiz Karşılama Oranı, Faiz Ödeme Gücü – FKO 

Formül :

 

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Not : Gelir – Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;

1. Cari dönemler dahilinde

2. Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde

Birim : Yüzde (%)

Faiz karşılama oranı, şirketlerin göstermiş olduğu tüm faaliyetler sonucu elde ettiği kar (faiz ve vergi öncesi kar) ile finansman giderlerini hangi oranda karşılayabileceğini (faiz tutarını kaç defa karşıladığını) göstermektedir. Şirketler için birer risk ve emniyet göstergesi olarak da kullanılabilmektedir.

Batı ülkelerinde bu oranın 8:1, 7:1 olması yeterli olarak görülmektedir. Ülkemizde son yıllarda faiz oranlarının yüksekliği ve dalgalı konjonktür seyri bu oranın dalgalı ve standartlardan düşük oluşmasına neden olmaktadır. Ayrıca son senelerde ülkemizde vergilerde ortaya çıkan beklenmedik uygulamalar dolayısıyla payda vergi öncesi kar yerine vergi sonrası kar kullanılması daha uygun olabilmektedir. Bu durumda oranın 4, 3 civarı olması yeterlidir. Tabi ki ülkemizde bu oran da daha önce bahsedilen nedenlerle daha düşük düzeylerde çıkmaktadır. Ancak gelecek dönemler için bu oranda genel bir yükseliş beklenebilir.

Bu oran ne kadar büyükse, firmanın faiz giderlerini ödeyebilme gücü artar. Oranın sektör/endüstri ortalamasına göre yüksek olması veya zaman içinde artma eğiliminde olması, finansal risk derecesini azaltır.

Stok Bağımlılık Oranı – SBO

Inventory Depency Ratio – IDR

Formül :

 

Likit Aktifler = Hazır Değerler + Menkul Değerler + Kısa Vadeli Ticari Alacaklar + Diğer Kısa Vadeli Alacaklar

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Asit test oranın 1’den küçük çıktığı durumlarda işletmenin borçlarını ödemede stoklarına olan bağımlılığını gösterir. Net cari borçların (K.V.Borçlar – Likit (Hızlı) Aktifler) stokların ne kadarlık kısmını fonladığı hakkında bilgi veren bir orandır. Fonlayamadığı kısmın devamlı sermaye (Uzun Vadeli Borçlar+Öz Sermaye) ile fonlandığı anlamına geldiğinden, oranın küçük olması, stokların ağırlıklı olarak devamlı sermaye ile fonlandığını gösterir ve bu tercih edilen bir durumdur.

Yüzdesel değerin yükselme eğiliminde olmasından ya likit aktiflerin azaldığı ya da şirketin daha fazla kısa vadeli borçlanmaya gittiği anlaşılır.

Hisse Başına Kar – HBK

Earnings per Share – EPS

Formül :

 

Not : Gelir – Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;

1. Cari dönemler dahilinde

2. Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde

Birim : Değer

Net dönem karının ödenmiş sermayeye bölünmesi ile bulunan hisse senedi başına kar, bir şirketin piyasa değerini belirleyen en önemli etmenlerden biridir. Bir yatırımcı bu oran sayesinde sahip olduğu her bir hisse senedi başına şirketin karından ne kadarlık pay düştüğünü görebilmektedir.

Ţirketlerin faaliyet nedenini oluţturan ve ortaklara bir getiri sağlayabilmek amacıyla sağlanması gereken net dönem karının beher hisse senedi başına olan payını ölçen bu oran, hisse senetlerin fiyatını ölçmede kullanılan Fiyat-Kazanç oranı içinde ayrıca bir veri olarak kullanılmaktadır.

Fiyat-Kazanç Oranı – FK

Formül :

 

Not : Gelir – Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;

1. Cari dönemler dahilinde

2. Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde

Birim : Katsayı

F/K oranı sayesinde şirketlerin beher hisse senedi başına elde edeceği kara karşılık, hisse senedini almak için ne kadar ödememiz gerektiğini bulabiliriz. F/K oranının yüksekse hisse fiyatının yüksek olduğu, oranın düşükse hisse fiyatının düşük olduğu şeklinde yargılara varılabileceği gibi benzer şirketler ve endüstri/sektör ortalamasına bakarak yorumlar yapılabilir.

F/K oranı bize ayrıca hisse senedi başına kar rakamı sabit kalacağı ve elde edilen karların tamamının dağıtılacağı varsayılarak, hisse senedi için ödeyeceğimiz fiyatın bize temettü olarak kaç yılda geri döneceğini gösterir. Bu aynı zamanda şirkete olan güvenin bir göstergesi olarak da kullanılabilinir. Yüksek bir F/K oranı şirketin piyasa fiyatının şişmiş olduğunu gösterir. Ancak bukanıya varabilmek için şirketin F/K oranının yanında, bulunduğu sektörün ortalamaF/K oranı ve piyasa genelinin F/K oranının da çok iyi incelenmesi gerekmektedir.

Piyasa Değeri – PD

Market Value, Market Capitilization – MV

Formül :

 

Birim : Değer

Şirketlerin hisse senetlerinin İMKB’de oluşan fiyatı ve toplam hisse senedi sayısı ile hesaplanan bu değer şirketlerin piyasa tarafından belirlenen değerini göstermektedir. piyasa değeri, şirketlerin borsadaki senetlerin alım-satım işlemleri sırasında almış olduğu değere göre değişmektedir.

Piyasa değerini belirleyen etmenlerden biri hisse senedi sayısıdır. Sermaye artırımı yoluyla hisse senetlerin artması durumunda piyasa değeri sadece bedelli sermaye artırımı esnasında kullanılan toplam rüçhan hakları miktarı kadar artmaktadır.

Firma Değeri – FD

Enterprice Value – EV

Formül :

Firma Değeri = Piyasa Değeri – Toplam Finansal Borçlar – (Hazır Değerler + Menkul Kıymetler)

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Değer

Firma değeri, piyasa değeri kavramına göre şirketlerin gerçek değerinin daha gerçekçi olarak hesaplanabilmesi için geliştirilmiş olan kavramlardan biridir. Firma değeri, piyasa değerine göre finansal borçlardan ve şirketlerin nakit ve nakit benzeri varlıklarından arındırılmış olarak şirketlerin piyasada oluşmuş olan değerini gösteren bir kavramdır.

Firma değeri kavramı, şirketlerin mali yapısında hiç bir kaldıraç etkisi olmayan finansal borçlar ile nakit türü varlıklardan arındırma gereğinden ortaya çıkmıştır. Analizlerde borsada oluşan hisse senetleri fiyatlarına göre oluşan piyasa değeri rakamıyla beraber firma değeri de kullanılmaktadır.

Piyasa Değeri-Defter Değeri Oranı – PDDD

Market-Book Value Ratio – MBV

Formül :

 

 

PDDD : Piyasa Değeri-Defter Değeri

 

Birim : Katsayı

PD/DD, şirketlerin piyasada oluşan değerlerinin, özsermayelerinin kaç katı olduğunu gösterir. Defter değeri, bir şirketin hisse senetlerinin piyasa değerinin arkasında, hisse senetleri için güvence oluşturan maddi varlığının değerini gösterir.

PD/DD oranı sayesinde şirketlerin beher hisse senedi başına düşen özsermaye tutarına karşılık, hisse senedini almak için ne kadar ödememiz gerektiğini göstermektedir. PD/DD oranı yüksek olduğunda, hisse fiyatının yüksek olduğu, düşük olduğunda ise hisse fiyatının düşük olduğu şeklinde yargılara varılabileceği gibi benzer şirketler ve endüstri / sektör ortalamasına bakarak yorumlar yapılabilir


Firma Değeri-Net Kar Oranı – FDNK

Enterprice Value-Earnings Ratio – EVE

Formül :

 

FD : Firma Değeri

Not : Gelir – Gider tablosu kalemleri iki yöntemle hesaplanabilir ;

1. Cari dönemler dahilinde

2. Kaydırılmış 12 aylık dönemler dahilinde

Birim : Katsayı

F/K oranına alternatif olarak geliştirilen firma değeri-net kar oranı, piyasa değerinden farklı olarak, düzeltilmiş olan firma değeri tutarını kullanarak hesaplanan ve firma değerinin net dönem karının kaç katı olduğunu gösteren bir orandır.

F/K oranına benzer bir şekilde firma değeri-net kar oranının yüksek olması halinde, hisse fiyatının yüksek olduğu, oranın düşük olması durumunda ise hisse fiyatının düşük kalmış olduğu şeklinde yargıya varılabileceği gibi benzer şirketler ve endüstri / sektör ortalamasına bakarak karşılaştırma yapılabilir.

Firma değeri-net kar oranı da F/K’a benzer olarak yatırımcıların şirketin senetlerini alırken ne kadar risk aldıklarını ve yatırımlarını ne kadarlık bir süre zarfında geri kazanabilecekleri hakkında bilgi vermektedir. Oranı 5 olan bir şirketin yatırımcılarının, 7 olan bir başka şirkete nazaran daha az risk altında olduğu düşünülebilir.

Devamlı Sermaye Büyüme Oranı – DSBO

Growth Rate of Long Term Sources – GRLTS

Formül :

 

veya

 

t = Dönem

t-1 = Önceki Dönem

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Dönemler itibariyle uzun vadeli kaynaklardaki (devamlı sermayedeki) değişiklikleri ölçmede kullanılan devamlı sermaye büyüme oranı, bize şirketlerin uzun vadeli kaynaklardaki artış hızının diğer şirketlerle kıyas yapılmasına olanak verdiği gibi, toplam aktifler büyüme hızı ile birlikte değerlendirme yapıldığında şirketlerin finansman politikaları bakımından uzun vadeli kaynaklara ne kadar yöneldiklerini göstermektedir.

Toplam aktifler büyüme oranındaki gelişmenin devamlı sermayenin büyüme oranından küçük olması durumunda, şirketlerin uzun vadeli borç yoluyla finansmana daha fazla ağırlık vermeye başladığı şeklinde bir tesbitte bulunabiliriz. Dikkat edilmesi gereken nokta ise uzun vadeli kaynak kullanımında bir öz sermaye-uzun vadeli borç dengesinin gözetilip gözetilmediğidir. Öz Sermaye büyüme oranının devamlı sermaye büyüme oranından yüksek olması durumunda, şirketlerin daha çok oto-finansmana veya ortaklardan bedelli sermaye artırımı yoluyla fon teminine başvurdukları çıkarımı yapılabilir.

Dönemler itibariyle bulunacak artış (büyüme) hızları yardımıyla, gelecekte devamlı sermayenin ulaşabileceği büyüklük istatistiksel yöntemlerle tahmin edilebilir. Böylece, şirketlerin devamlı sermaye karlılıkları hakkında da öngörüde bulunulursa, gelecek dönemlerde şirketlerin elde edebileceği net dönem karları tahmin edilebilir.

Net Kar Büyüme Oranı – NKBO

Growth Rate of Earnings – GRES

Formül :

 

t = Dönem

t-1 = Önceki Dönem

Birim : Yüzde (%)

Dönemler itibariyle Net dönem karındaki değişiklikleri ölçmede kullanılan net kar büyüme oranı, şirketlerin karlılığındaki artış hızının diğer şirketlerle kıyas yapılmasına olanak verdiği gibi, şirketlerin geçmiş dönemlerde gerçekleşen artış hızları ile de kıyas yapabilmemize imkan tanır.

Dönemler itibariyle bulunacak artış (büyüme) hızları yardımıyla, gelecekte şirketlerin elde edebileceği net karlar istatistiksel yöntemlerle tahmin edilebilir. Böylece, şirketlerin kar dağıtım oranları da tahmin edilebilirse, dağıtılabilecek kar da (temettü) belirlenebilir.

Diğer şirketlere kıyasla daha düşük büyüme oranına sahip bir şirketin yeterince iyi yönetilemediği yorumu yapılabilir.

Net İşletme Sermayesi Büyüme Oranı – NISBO

Growth Rate of Net Working Capital – GRNWC

Formül :

 

veya

 

t = Dönem

t-1 = Önceki Dönem

Not : Bilanço ve/veya gelir tablosunda (-) olarak görülen gider ve borç kalemleri formüllerde mutlak değerleri alınarak kullanılmalıdır.

Birim : Yüzde (%)

Dönemler itibariyle Net işletme sermayesindeki değişiklikleri ölçmede kullanılan Net işletme sermaye büyüme oranı, bize şirketlerin Net işletme sermayesindeki artış hızının diğer şirketlerle kıyas yapılmasına olanak verdiği gibi, şirketlerin faaliyetleri sonucu nakit yaratma güçleri hakkında da bilgi vermektedir.

Aktiflerdeki büyüme oranı ve satışlardaki büyüme oranı ile beraber değerlendirildiğinde Net İşletme Sermaye büyüme oranının yeterli olup olmadığı hakkında daha doğru saptamalarda bulunulabilir. Böylece şirketlerin nakit ihtiyacı içerisinde bulunup bulunmadığı veya atıl olarak nakit tutup tutmadığı daha iyi tesbit edilir.

Öz Sermaye Büyüme Oranı – OSBO

Growth Rate of Equity – GREY

Formül :

 

t = Dönem

t-1 = Önceki Dönem

Birim : Yüzde (%)

Dönemler itibariyle Öz Sermayedeki değişiklikleri ölçmede kullanılan Öz Sermaye büyüme oranı, bize şirketlerin Öz Sermayedeki artış hızının diğer şirketlerle kıyas yapılmasına olanak verdiği gibi, ortakların şirketlerdeki paylarının gelecekteki gelişimi hakkında tahmin yapabilmemize olanak tanır.

Toplam aktifler büyüme oranındaki gelişmenin Öz Sermayenin büyüme oranından daha küçük olması durumunda şirketlerin Öz Sermaye yoluyla finansmanına (oto-finansmana) daha fazla ağırlık vermeye başladıkları şeklinde bir tesbitte bulunulabilir. Dikkat edilmesi gereken bir nokta da oto-finansmanın, karın dağıtılmayıp yedek akçe olarak ayrılması ve sonra sermayeye eklenmesi ile de yapılabileceğidir. Bunun için bu oranın net kar büyüme hızı ve temettü verimi oranı ile birlikte değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Dönemler itibariyle bulunacak artış (büyüme) hızları yardımıyla, gelecekte Öz Sermayenin ulaşabileceği büyüklük tahmin edilebilir. Böylece, şirketlerin Öz Sermaye karlılıkları ve net dönem karları tahmin edilebilir.

Diğer şirketlere kıyasla düşük bir büyüme oranına sahip şirketlerin Öz Sermaye büyüme oranındaki artış hızının toplam aktifler büyüme hızının altında kalması durumunda, şirketlerin daha çok yabancı kaynaklara yöneldikleri şeklinde yorum yapılabilir. Fakat şirketlerin finansman politikalarında bu şekilde bir eğilim yetersiz olan net dönem karı ile sonuçlanıyorsa, bu durumdaki şirketlerin daha ayrıntılı bir şekilde incelenmesi uygun olacaktır.

Maddi Olmayan Duran Varlıklar

Bir harcama şeklinde ortaya çıkan ve fiziki yapıya sahip olmayan duran varlıklardır. Bunlar da maddi duran varlıklar gibi bir yıldan daha uzun süre kullanılan, aşınma yıpranma ve değer kaybına uğrayan değerlerdir.

Maddi olmayan duran varlıklar:

» Patentler,
» İmtiyazlar,
» Şerefiye,
» Ticaret Ünvanı,
» Ticari Marka,
» Telif Hakları,
» Kuruluş ve Örgütlenme Giderleri,
» Araştırma ve Geliştirme Giderleri,
» Özel Maliyet Bedeli

olarak sınıflandırılırlar.

Patentler, işletmelerin yeni buluşlar veya üretim teknikleri ile ilgili sınai haklarını ifade eder. Imtiyazlar, devlet tarafından işletilen tabii kaynakların işletilmesi veya faaliyetlerin yapılabilmesi için satına­lınan imtiyaz haklarını ifade eder. İşletmenin ticaret siciline kayıtlı olan ve benzer firmalardan ayıran ismine Ticaret Ürivanı denir. Ticari Marka, işletme­lerin mamullerini benzer mamullerden ayıran kelime, işaret, resim ve sembollerdir. Ticari markanın satın alınmasi veya yaptırılması için ya­pılan harcamaları kapsar. Telif hakları, eserlerin, filmlerin, kasetlerin plakların ve benzeri yayınların yayınlanma ve satılma haklarının satın alınması için eser sahibine ödenen tutarları ifade eder. İşletmelerin kullandıkları bilgisayar proğramları da kullanım haklarını içerdiğinden maddi olmayan duran varlık mahiyetindedir. Bütün bu hakların satın alınması, tescil ettirilmesi veya oluşturulması için yapı­lan harcamalar 260. HAKLAR hesabında gösterilir.

Bir işletmenin bulunduğu yer itiba­riyle veya müşterileri üzerinde uyandırdığı olumlu etki tesiriyle kazan­dırdığı fazla değere şerefiye denmektedir. Diğer bir ifade ile bir işletme devralınırken katlanılan maliyet ile işletmenin rayiç bedelle hesaplanan öz varlık değeri arasındaki olumlu fark şerefiyedir. Şere­fiyenin muhasebeleştirilebilmesi için resmi yollardan ödemenin yapıl­mış olması gerekir. Şerefiye ile ilgili harcama 261.ŞEREFİYE hesabında muhasebeleştirilir.

Kuruluş ve örgütlenme giderleri, işletmenin kuruluş çalışmalarının başlangıcından faaliyete geçinceye kadar yapmış oIduğu harcamalardır. Bu tür harcamalar 262.KURULUŞ VE ÖRGÜTLENME GİDERLERİ hesabında yer alır.

Araştırma ve ge­liştirme giderleri işletmede yeni ürün ve teknolojiler oluşturulması, mevcutların geliştirilmesi ve benzeri amaçlarla yapılan her türlü har­camalardan oluşur. Araştırma ve geliştirmeyle ilgili her türlü harcama ve işletmelerde oluşturulan Araştırma Geliştirme Bölümlerinin her türlü masrafları 263.ARAŞTIMA VE GELİŞTİRME GİDERLERİ hesabında gösterilir.

Özel maliyet bedeli, işletmenin kiraladığı yerde faaliyetine uygun olarak yapmış olduğu ısı, ışık, ses, kanalizasyon sistemleri, vitrin, raf gibi tesislerle ilgili kiralanan yerin geliştirilmesi veya ekonomik değerinin devamlı olarak arttırılması için yapılan har­camalardan meydana gelir. Özel maliyetlerle ilgili harcamalar 264.ÖZEL MALİYETLER hesabında yer alır.

Maddi Olmayan Duran Varlıkların muhasebeleştirilmesinde bun­larla ilgili harcama yapıldığında ilgili maddi olmayan duran varlık borçlandırılacaktır

__________________________________               /               __________________________________

260  HAKLAR                                                                    2.000.000
260.01  Telif Hakları
191  INDIRILECEK KDV                                            360.000
191.01  Alış KDV
360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR                                         330.000
360.01 Gelir Vergisi                          300.000
360.02 Fonlar                                     30.000
100 KASA                                                                               2.030.000
Telif ücreti ödemesi
__________________________________               /               __________________________________
264  ÖZEL MALİYETLER                                                    3.000.000
264.01 Vitrin
191  İNDIRILECEK KDV                                             540.000
191.01 Alış KDV
100 KASA                                                                                3.540.000
Yapılan virtrin harcaması

__________________________________               /               __________________________________

Uzun vadeli amaçlarla veya yasal zorunluluk nedeniyle elde tutu­lan uzun vadeli menkul kıymetler ve diğer bir işletmeye veya bağlı ortaklığa ortak olmak amacıyla edinilen sermaye payları mali duran varlıklar olarak tanımlanmaktadır.

İşletmenin diğer şirketlerin yönetimine veya ortaklık politikalarının belirlenmesine katılmak amacıyla edindiği % 10 – % 50 arasındaki sermaye paylarına İŞTİRAKLER denmektedir.

İşletmenin diğer şirketlerin sermaye paylarının % 50 nin üzerinde bir oranına sahip olması durumunda bu iştirakler BAĞLI ORTAKLIKLAR hesabında gösterilir. İştiraklerin, sermaye paylarının % 10 un altında kalması veya uzun vadede elde tutulması amaçlanan menkul kıymetler BAĞLI MENKUL KIYMETLER olarak ifade edilir.

İştirakler ifadesi sermaye katılımlarını açıklamakla beraber, kısa vadeli menkul kıymetler ile yapılan sermaye katılımları hesabında gösterilmektedir. Uzun vadeli olarak hisse senedine bağlı ve hisse senedine bağlanmamış sermaye katılımları bu grupta yer alır.

Hisse senetleri yolu ile yapılan iştiraklerin değerlemesi, hisse se­netleri ve tahvillerin değerleme esaslarına tabidir. Hisse senetleri ve tahvillerin değerlemesi daha önceki kısımda belirtildiğinden burada tekrar bahsedilmeyecektir.

a. Ticaret hukukuna göre mali duran varlıkların değerlemesi

Mali duran varlık şeklindeki sermaye katılımlarının değerlenmesinde, TTK’na göre 75. madde hükmü çerçevesinde, en çok işletme için haiz olduğu değer esas alınabilir. Bu değer normal olarak maliyet değeridir. Bununla beraber, iştiraklerin şahıs işletmelerinde bu değerin altında veya üstünde bir değerle değerlenmesi mümkündür. Sermaye şirketlerinde ise, piyasa fiyatının maliyet değerinden düşük olması durumunda değerleme ölçüsü piyasa fiyatı olabilmektedir.

Mali duran varlıklarda meydana gelecek değer düşüşlerin karşılık hesapları ile gelir tablosuna aktarılması uygun olur.

b. Vergi mevzuatına göre mali duran varlıkların değerlemesi

Bir menkul kıymete bağlanmış mali duran varlıkların değerlemesi hisse senedi, tahvillerln değerlemesi ile aynıdır. Bir menkul kıymete bağlanmamış mali duran varlıkların değerlemesi ile ilgili VUK’nda bir hüküm olmadığından 289. madde hükmü çerçevesinde borsa rayici, yoksa mukayyet değer, o da yoksa emsal bedeli değerlemede ölçü olarak kullanılır.

Bir menkul değere bağlanmamış mali duran varlıklarda borsa rayici olmadığından değerleme ölçüsü mukayyet değer olmaktadır. Mukayyet değer, iştirak tutarını, iştirakin maliyet bedelini, ifade et­mektedir.

İştirak tutarının veya maliyet bedelinin bilinmemesi durumunda emsal bedeli uygulanacaktır.

Tahakkuk eden iştirak kazançlarının ayrı hesaplarda gösterilmesi gerekir  

________________________        /         _______________________

232  İŞTİRAKLERDEN ALACAKLAR                                     5.000.000            

        232.01 İştirak Alacakları                           5.000.000                     

            640 İŞTİRAKLERDEN TEMETTÜ       

                    GELİRLERİ                                                                          5.000.000

                     640.01 İştirak Gelirleri                  5.000.000                    

Tahakkuk eden iştirak kazancının kaydı

________________________        /         _______________________

GVK’nun mükerrer 39. maddesine, KVK’nun 13. maddesine göre ticari kazancın. tesbitinde iştirak kazançları istisnasının uygulanabil­mesi için iştirak kazançlarının ayrı olarak muhasebeleştirilmesi, nor­mal faaliyet gelirleri içine konulmaması uygun olur.

İşletmelerin faaliyetlerini gerçekleştirmede bir yıldan daha fazla süre kullandıkları, aşınmaya, yıpranmaya, tükenmeye ve değer kay­bına tabi kıymetlere duran varlıklar denir. Duran varlıklar muhasebe literatüründe Sabit Aktifler, Uzun Vadeli Aktifler olarak da tanımlan­maktadır.

Duran varlıklar, fiziki yapıya sahip olan Maddi Duran Varlıklar ve fıziki yapıya sahip olmayan ve bir harcama şeklinde ortaya çıkan Maddi Olmayan (Gayrimaddi) Duran Varlıklar olarak iki gruba ayrılır­.

a. Maddi Duran Varlıklar

Arazi ve arsalar,
Binalar,
Makineler, cihazlar,
Tesisler,
Demirbaşlar,
Taşıtlar,
Yeraltı ve yer üstü düzenleri,
Özel tükenmeye tabi varlıklar

olarak sınıflandırılmaktadır.

Arazi ve Arsalar işletmenin üzerinde faaliyetini sürdürdüğü, akti­fine kayıtlı toprak parçalarıdır. Binalar, işletme faaliyetlerinin içinde yürütüldüğü yapılar olarak tanımlanır. Makineler ve cihazlar işletme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde ve üretim safhasında kullanılan teknik araçlardır. Işletme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde kullanı­lan enerji, telefon, su, buhar, ısıtma, aydınlatma, ses düzeni gibi te­sisler “Tesisler” olarak ifade edilir. Demirbaşlar, işletme bürolarında kullanılan kasa, daktilo, hesap makinesi, dolap, masa, sandalye gibi büro malzemeleridir. Taşıt araçları her türlü taşıma ve binek arabala­rıdır. Yeraltı ve yer üstü düzenleri işletmenin faaliyetlerini gerçekleştir­mek ve kolaylaştırmak için işletme arazilerinde meydana getirilen yollar, parklar, köprüler, kanallar, bahçeler, hava hatları, demir yolları gibi düzenlemelerdir. Özel tükenmeye tabi varlıklar, tükenmeye tabi madenler, taş ocakları petrol yatakları, kaynaklar ve benzeri aktif değerlerdir. Bunlarla ilgili arama, hazırlık ve geliştirme giderleri de özel tükenmeye tabi varlıklar olarak tanımlanır.

Tek düzen muhasebe sisteminde

250.ARAZİ VE ARSALAR

251.YERALTI VE YERÜSTÜ DÜZENLERİ

252.BİNALAR

253.TESİS MAKİNE VE CİHAZLAR

254.TAŞITLAR

255.DEMİRBAŞLAR

256.DİĞER MADDİ DURAN VARLIKLAR

257.BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR

258.YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR

259.VERİLEN AVANSLAR

271.ARAMA GİDERLERİ

272.HAZIRLIK VE GELİŞTİRME GİDERLERİ

278.BİRİKMİŞ TÜKENME PAYLARI

hesapları kullanılmaktadır.

Duran varlıklar muhasebeleştirilirken satın alınan maddi duran varlıklar borçlu olarak kaydedilirler:

___________________________       /        ______________________________

253 TESİS MAKİNE VE CİHAZLAR                                      6.000.000

       253.01 Makineler

191 İNDİRİLECEK KDV                                                           1.080.000                                                       

      191.01 Alış KDV

100  KASA                                                                                         7.080.000

Makine alınması

___________________________       /        ______________________________

___________________________       /        ______________________________

255  DEMİRBAŞLAR                                                             4.000.000

       255.01 Şef masası

191 İNDİRİLECEK KDV                                                            720.000                                                       

      191.01 Alış KDV

100 KASA                                                                                        5.720.000

Masa alınması

___________________________       /        ______________________________

Duran Varlıkların işletme tarafından imal edilmesi durumunda, bunların yapılması ile ilgili hammadde malzeme, işçilik ve diğer gi­derler geçici aktif bir hesap olan “258. YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR” hesa­bında toplanır.

Örnek olarak bir kalıp yapıldığını varsayalım:

Kalıbın üretimi için kullanılan malzeme, işçilik ve bunlar dışındaki yardımcı malzemeler, elektrik, yakıt, kira, sigorta, amortisman gibi genel üretim giderleri meydana geldikçe 258. YAPILMAKATA OLAN YATIRIMLAR hesabının alt hesabı olarak açılan 258.01 KALIPLAR hesabına yazılır.

___________________________       /        ______________________________

258  YAPIIMAKTA OLAN YATIRIMLAR                                 500.000
258.01 Kalıplar                                                  500.000

        258.01.001  Malzeme Giderleri
191  İNDİRİLECEK KDV                                                            90.000                               

       191.01 Alış KDV
336 DİĞER ÇEŞİTLİ BORÇLAR                                                     590.000
336.01  Tezdemir A.Ş.                         590.000
Kalıp için dökme demir alınması

___________________________       /        ______________________________

 

___________________________       /        ______________________________
258  YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR                                 800.000
258.01  Kalıplar                                                800.000

        258.01.002  İşçilik Giderleri

360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR                        130.000                                         

361 ÖDENECEK SOSYAL GÜVENLİK

       KESİNTİLERİ                                                                                   120.000
100 KASA                                                                                                550.000
Ödenen Işçilik

___________________________       /        ______________________________

 

___________________________       /        ______________________________
258  YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR                                    130.000
258.01  Kalıplar                                               130.000

        258.01.003  Genel Üretim Giderleri
191  İNDİRİLECEK KDV                                                                  23.400
191.01 Alış KDV                                                  23.400
100 KASA                                                                                                   153.400
Yardımcı malzeme masrafları

___________________________       /        ______________________________


şeklinde kalıp imalatı ile ilgili kayıtlar olacaktır. Kalıp tamamlanıp kullanılabilir hale gelince Yapılmakta Olan Yatırımlar hesabı kapatılıp ilgili duran varlıklar hesabına (Örneğimizde Tesis, Makine ve Cihazlar
hesabıdır) devredilir.
___________________________       /        ______________________________
253  TESIS MAKİNA VE CİHAZLAR                                      1.430.000
253.02  Kalıplar
258  YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR                                                 1.430.000

                    258.01 Kalıplar

                    258.01.001  Malzeme Giderleri  500.000

        258.01.002  İşçilik Giderleri        800.000

        258.01.003  Genel Üretim Gid.  130.000

Kalıpla ilgili masrafların kalıp hesabına devri

___________________________       /        ______________________________

52-Sermaye Yedekleri: Sermaye hareketleri dolayısı ile ortaya çıkan ve işletmede bırakılan tutarların izlendiği hesaplar bu grupta bulunur. Sermaye yedekleri hesap grubunda aşağıdaki hesaplar yer alır:

520 Hisse Senetleri İhraç Primleri Hesabı
521 Hisse Senedi İptal Kârları Hesabı
522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları Hesabı
523 İştirakler Yeniden Değerleme Artışları Hesabı
524 Maliyet Artışları Fonu Hesabı
529 Diğer Sermaye Yedekleri Hesabı

520 Hisse Senetleri İhraç Primleri Hesabı: Yeni çıkarılan hisse senetlerinin primli satışından kaynaklanan tutarlar bu hesapta izlenir.

520 Hisse Senetleri İhraç Primleri Hesabının İşleyişi: Hisse senedinin nominal fiyatı ile satış fiyatı arasındaki fark bu hesabın alacağına satış biçimine bağlı olarak ilgili hesabın borcuna kaydedilir. Bu tutarların sermayeye ilavesi veya başka bir amaçla kullanılması durumunda hesaba borç kaydedilir.

BORÇ 520 HİSSE SENETLERİ İHRAÇ PRİMLERİ HESABI ALACAK
 

AZALIŞLAR
(-)

 

ARTIŞLAR
(+)

   

Örnek: Bir Anonim Şirket sermayesinin 100.000 TL artırmaya karar vermiştir ve hisse senetlerini 130.000 TL ye banka aracılığıyla satmıştır.

Mad. No AÇIKLAMA BORÇ ALACAK
1

………………………………01.01.2009………………………………..

501 Ödenmemiş Sermaye Hesabı

500 Sermaye Hesabı

Sermaye arttırma taahhüd kaydı

 

100.000

 

 

100.000

 

2

………………………………01.01.2009………………………………..

102 Bankalar Hesabı

501 Ödenmemiş Sermaye Hesabı
520 Hisse Senetleri İhraç Primleri Hs

Hisse senetlerinin satışı

 

130.000

 

 

100.000
30.000


BORÇ 520 HİSSE SENETLERİ İHRAÇ PRİMLERİ HESABI ALACAK
 

 

30.000

 

  30.000

521 Hisse Senedi İptal Karları Hesabı: İptal edilen hisse senetlerinin bedellerine mahsuben yapılan ödemelerin, bunların yerine çıkarılan hisse senetlerinden elde edilen hasılat noksanı kapatıldıktan sonra artan kısmın izlendiği hesaptır.

521 Hisse Senedi İptal Karları Hesabının İşleyişi: Elde edilen hisse senedi iptal karları bu hesaba alacak olarak kaydedilir. Bu tutarların sermayeye ilavesi veya başka amaçlarla kullanılması durumunda ilgili hesaplara borç olarak kaydedilir.

BORÇ 521 HİSSE SENEDİ İPTAL KARLARI HESABI ALACAK
 

AZALIŞLAR
(-)

 

ARTIŞLAR
(+)

   

522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları Hesabı: İşletmenin aktifine kayıtlı maddi duran varlık kalemlerinin yeniden değerlenmesinden oluşan değer artışlarının izlendiği hesaptır.

522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları Hesabının İşleyişi: Yeniden değerleme net değer artışı ilgili hesaplar karşılığında bu hesaba alacak kaydedilir. Bu tutarların sermayeye ilavesi veya başka bir amaçla kullanılması durumunda bu hesaba borç kaydedilir

BORÇ 522 MADDİ DURAN VARLIK YENİDEN DEĞERLEME ARTIŞLARI HESABI ALACAK
 

AZALIŞLAR
(-)

 

ARTIŞLAR
(+)

523 İştirakler Yeniden Değerleme Artışları Hesabı: İşletmenin iştirakleri ile bağlı ortaklıkları bünyesinde yapılan yeniden değerleme dolayısıyla oluşan değer artışının sermayeye eklenmesi sonucunda, bu sermayeden işletmeye isabet eden kısmı gösterir.

523 İştirakler Yeniden Değerleme Artışları Hesabının İşleyişi: İşletmenin iştirakleri ve bağlı ortaklıkları bünyesinde yapılan yeniden değerleme dolayısıyla oluşan değer artışları sermayeye eklenmesi sonucunda, işletmeye bedelsiz olarak verilen hisse senetleri ve payları bu hesabın alacağına, 242 İştirakler veya 245 Bağlık Ortaklıklar Hesapları’nın borcuna kaydedilir.

BORÇ 523 İŞTİRAKLER YENİDEN DEĞERLEME ARTIŞLARI HESABI ALACAK
 

AZALIŞLAR
(-)

 

ARTIŞLAR
(+)

524 Maliyet Artışları Fonu Hesabı: 93 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38. maddesi kapsamında duran varlıkların satışında oluşan maliyet bedeli artışlarının kaydedildiği hesaptır.

524 Maliyet Artışları Fonu Hesabının İşleyişi: Duran varlıkların satışında oluşan maliyet bedeli hesabın alacağına kaydedilir. Bu tutarların sermayeye ilavesi veya başka amaçlarla kullanılması durumunda ilgili hesaplara borç olarak kaydedilir.

BORÇ 524 MALİYET ARTIŞLARI FONU HESABI ALACAK
 

AZALIŞLAR
(-)

 

ARTIŞLAR
(+)

529 Diğer Sermaye Yedekleri Hesabı: Sermaye yedekleri hesap grubu içerisinde sayılanların dışında kalan diğer sermaye yedeklerinin izlendiği hesaptır.

529 Diğer Sermaye Yedekleri Hesabının İşleyişi: Sermaye yedekleri hesabın alacağına kaydedilir. Bu tutarların sermayeye ilavesi veya başka amaçlarla kullanılması durumunda ilgili hesaplara borç olarak kaydedilir.

BORÇ 529 DİĞER SERMAYE YEDEKLERİ HESABI ALACAK
 

AZALIŞLAR
(-)

 

ARTIŞLAR
(+)

KAPAT
Yandex.Metrica